27 Kasım 2013 Çarşamba
26 Kasım 2013 Salı
SERVİ AĞACI
Doğal olarak, Akdeniz bölgesinden Himalaya’lara kadar olan bölgede yetişmektedir. Yaz kış yeşildir, yaprağını dökmez. Yapraklar ilk çıkışta iğne daha sonra pul şeklindedir. Pul yapraklarda stoma çizgileri yoktur. Yapraklar orta kısımlarda reçine bezleri taşır. Servinin kendine has çok güzel bir aroması vardır. Ağaç içerisinde birçok reçine ve sakız türevi maddeler bulunur, bu maddelerin sağladığı koku çok hoştur.
Ağacın en önemli özelliklerinden birisi çok hafif olmasıdır bu yüzden tınlama uzunluğu çok fazladır. Serviler tek evciklidirler. Erkek ve dişi çiçekler farklı dallarda bulunur. Erkek çiçekler uzunca silindirik ve küçüktür. Dişi çiçekler haç şeklinde karşılıklı dizilmiş ve her birinde birçok tohum taslağı bulunan çok sayıda kozalak pullarından oluşur. Kozalakları odunsu, yuvarlak ( 1,5 – 4 cm çapında ) , 6 -12 pul ihtiva eder, her pulun altında 30 – 40 tohum bulunur. Tohumlar ikinci yıl olgunlaşır. Kozalak pulları kalkan şeklinde olup kozalağın ortasında bir noktaya bağlanır. Her bir kozalak pulunun altında çok sayıda tohum bulunur. Tohumlar sert kabukludur. Rüzgâr kıran ve yol ağaçlandırmasında rahatlıkla kullanılmaktadır.
Servi yavaş büyümekle beraber zaman içinde 30 -35 m boylanabilir. 2000hatta 3000 yıl yaşayabilen nadir bitkilerden biridir.
Herdem yeşil ağaç veya çalı formunda bulunan servilerin 20 türü ve butürlerin çeşitli taksonları vardır. Kabuk boz renginde, iç kısmı açık kahverenginde, ince uzunluğuna yarılmış durumdadır.
Uygun iklim koşullarının bulunduğu yerlerde rutubetli saf kum topraklardan, hafif veya ağır balçık veya kurak, kireçli topraklara kadar değişik özellikteki topraklarda yetişebilir.
Özellikle hiçbir ağaç türünün yetişmediği fazla kireçli topraklarda iyi gelişir.
Servi ağaçları uzun oldukları kadar ince bir yapıya sahiptir. Rüzgarda kolayca eğilebilir, eğilen ağaçlar secde etmişçesine bir görünümdedir.
Yapıların iç ve dış bölümlerinde, gemi, köprü ve iskele ayaklarında kullanılır. Mobilya yapımında, tornalı işlerde, çamaşır sandık ve dolaplarında tercih edilir.
Tüm serviler park, bahçe, koruyucu şerit ve canlı çit ağaçları olarak çok dekoratiftirler.
Doğal olarak kuzey Irak’ta hazar denizinin Güney sahillerinde ve Akdeniz’in Doğusunda Suriye, Lübnan, Filistin, Ürdün, Rodos, Kıbrıs, Girit, Anadolu ve bazı Ege adalarında bulunur. Eski çağlarda İtalya’ya getirilmiş buradan hemen bütün Akdeniz çevresine yayılmıştır.
Türkiye’de 3 cins ve 10 tür servi doğal olarak yetişmektedir.
PORSUK AĞACI - Kadim Ağaç
Porsuk (Taxus), porsukgiller (Taxaceae) familyasından Taxus cinsinden ibreli ağaç türlerlerine verilen ad. yapraklarını dökmez. Herdem yeşil porsuğun yaprakları göknar yaprağına benzer. Alın elinize bir yaprak, iki parmağınızın arasında çevirmeye çalışın. Kolay çevriliyorlar mı? Çevrilmezler. Çünkü yapraklar düzdür. Sedir, ladin gibi iğneyapraklılarınkini ise kolayca çevirebilirsiniz. Bunlar dört köşelidir. Kuşlar bayılır bu çekici meyvelere. Bütün olarak yutarlar ama zehirli siyah çekirdekleri sindirmeden dışkıyla atarlar. Böylece zarar görmezler. kırmızı etli kısmını yenir içindeki siyah sert çekirdeği zehirlidir. Çiçeklerini nisan-mayıs aylarında açar. Park ve bahçelerde yaygın olarak dikilen bu ağacı çok az yerde doğal yetişmiş halde bulunur. Küre Dağlarının kalbindeki kocaman, bazıları anıt ağaç olan porsukları var. 3000 yaşını bulabilen bu güzel ağacın ülkemizdeki en yaşlı temsilcisi Zonguldak’lı ve 1600 yaşında. Avrupa’daki bazı ülkelerde Kadim Porsuk Ağacı grupları bile var. Yaşlı porsukları arayıp yerlerini kaydediyor ve bu güzelim ağaçların korunması için çalışıyorlar.
Türkiye'de Porsuk ağacının nesli tehlikede olup, tohumdan porsuk ağacı yetiştirme oldukça zordur. %20 başarı sağlayanlar bunu bilimsel makale olarak yayınlayabilmektedir, ancak çoğaltılması için henüz ideal bir yöntem bulunabilmiş değil. Porsuğun turuncu-kırmızı-yeşil renkli özgün meyvesi az etli olması ve ticari değer taşımamasına karşın oldukça tatlı olup,meyve içindeki çekirdeğinin çıkarılması şartıyla yenilebilmektedir. Bitkinin bütün diğer kısımları zehirlidir, hele, hele meyve çekirdeği (tohumu) aşırı derecede zehirlidir,zira kuşların aksine insan midesi meyve çekirdeğini parçalayabilme yeteneğine haiz olmakla çekirdeğin yenmesi halinde mide asidiyle birlikte parçalanan zehirli alkoloidler ölüme kadar varan zehirlenmelere neden olmaktadır. Çimlenme engeli, kuşların zehirsiz olan meyveyi yiyip,insanlar için zehirli olan tohumunu (meyve çekirdeğini) dışkılamasıyla ortadan kalkmaktadır.
Porsuk ağacı çiçekli bir bitkidir ve iki evciklidir.Yani erkek ve dişi organ farklı ağaçlarda bulunur. Porsuk ağacı savaşların kazanılmasına vesile olmuştur.
Porsuktan elde edilen ahşap oldukça esnek bir o kadar dayanıklıdır. Bu nedenle geleneksel yayların yapımında kullanılmıştır. Porsuk ağacı bitkisinden elde edilen taksol antikanserojen etkiye sahip bir maddedir ve günümzde etkili olarak kanser tedavilerinde kullanılmaktadır. Eylül-Ekim den Aralık-Ocak aylarına kadar meyveleri, sanki ağaçta yeni yılı karşılar gibi çok güzel görüntü oluştururlar.
Türkiye'de bulunan en yaşlı porsuk ağaçları Zonguldak ilinde Gümeli beldesinde, Türkiye'nin 105.ci tabiat anıtı olan Bölüklü Ormanlarında yer alan biri 1600 diğeri 1000 yaşındaki porsuk ağaçlarıdır. Türkiye'nin 105. tabiat anıtı olarak tescillenen ve koruma altına alınan Zonguldak'ın Alaplı ilçesine bağlı Gümeli Ormanı, Türkiye'nin en yaşlı ağaçları arasında gösterilen 1600 ve 1000 yaşındaki iki porsuk ağacını barındırıyor.
1000 yaşındaki porsuk ağacı
![]() |
| http://www.panoramio.com/photo/6564134 |
25 Kasım 2013 Pazartesi
TATULA
Patlıcangiller familyasından olan tatula (datura ) yurdumuzda 'boru çiçeği', 'şeytan elması', 'eşek hıyarı', 'dikenli ceviz'..gibi adlarla da bilinir. Tek yıllık otsu bir bitki olup yazın zambağa benzeyen iri ve gösterişli çiçekler açar.Tatula'nın değişik renklerde yalınkat ve katmerli çiçekler açan türleri vardır.
Tatula çok zehirli olması nedeniyle eldivenle tutulmalıdır Zehirli olmasına karşı bu bitkinin yaprakları ve meyvesi ilaç yapımında kullanılmaktadır. kökü, sapı, yaprağı, çiçeği, kısaca heryeri insanda başka bi etki yaratır. halusinasyonlar gördürür. çekirdeklerinin tüketilmesi ölüme veya delirmeye yol açar. olmayan objeleri görme yada olanları görmeme gibi etkileri vardır. kullananlar zaman, kişi, yer yanılsamalarına kapılırlar. yönelimler çalışmaz. kafası 72 saate kadar çıkabilir.
HAYIT AĞACI - iffet çalısı - namus ağacı - beşparmak otu
Mineçiçegigiller familyasindan, bati ve güney anadolu'da yasayan kışın yapraklarını döken, oldukça baharatlı bir kokuya sahip, beyaz-mor çiçekli çalımsı bir ağaççıktır. Çiçekleri yaz sonu açar ve sonbaharda minik yemişler verir. Yaprakları 5-7 yaprakçıktan oluşur. Akdeniz bölgesinde bolca bulunur. Kökü, yaprakları, yemişleri şifa için, sapıysa sepet yapımında kullanılır. Sapan yapılır. Hayıtın bilimsel adı Yunanca’da namus anlamına gelen agnos castus’ tan gelir. temmuz aylarinda mor renkli çiçekleri açar. kirmizi minik meyveleri erkeklik gucunu azalttigi icin bir zamanlar papazlar ve kesisler tarafindan da tüketilirmis zaten bu nedenle bazi yorelerde rahip biberi veya iffet calisi namus ağacı adini tasir. anti afrodizyakdır. Hristiyanlarda ( katolik mesebi ) din adamlarının evlenmemesi ve cinsel hayatlarının olmaması bu bitkiyi önemli hale getirmiştir. dere kenarlarında yaşayan uzun saplı bir çalı. eskiden kırbaç olarak kullanılırmış. Eskiden beri çiçekleri hayıt toprağına dikerlermiş. Gerçekten bu bitkinin dibinde oluşan topraklar,yaşlı köklerinin çürümesiyle oluştuğu için gevşek ve humusça zengindir, yani çiçek ve bitki yetiştirmeye oldukça elverişlidir. Eskiden su kuyusu kazmak için o çevrede hayıt olup olmadığına bakıyorlarmış. Hayıtlar orada yer altı suyunun daha yüzeye yakın olduğunun işareti kabul edildiğii için kuyular daha çok buralarda açılırmış. Hayıt çiçekleri arıcılık için de çok önemlidir.
Bu bitkinin namusla olan ilişkisine gelince ; genel olarak erkeklerde cinsel gücü artırıcı /afrodizyak bitkiler bilinir, hayıt ise tam tersi . Bu özelliği onun daha çok tanınmasına yol açmıştır. Peki böyle bir bitkiyi kim niçin kullanır derseniz; bunun cevabını hıristiyanlıkta aramamız gerekiyor.. Nitekim bu nedenle hayıta 'Namus ağacı', ' Rahip biberi ' gibi adlar da verilmiştir. Manastırların çevrelerine hayıt dikilmiş olması da bunun rahipler tarafından kullanıldığını göstermektedir.
Türkiye'de Trakya ve Anadolu'da görülür. Ayrıca Antalya Altınova(Koyunlar Köyü)'da kurumuş göl halinde bulunmaktadır.
Türkiye'de Trakya ve Anadolu'da görülür. Ayrıca Antalya Altınova(Koyunlar Köyü)'da kurumuş göl halinde bulunmaktadır.
AHLAT AĞACI
Ahlat, gülgillerden doğada kendiliğinden yetişen yabani armuttur. Halk arasında yaban armudu veya çakal armudu olarak da bilinen bu bitki, her iklimde yetişebilmektedir. Genelde kurak, ormanın içerisinde ya da bozkırlarda yaygın olarak yetişmektedir. Yetiştikleri yerin iklimine bağlı olarak 9 metreye kadar uzayabilirken genelde kısa bir ağaçtır. Ahlat ağacı yaprakları tüylü ve dardır. Yaprak rengi ise gridir. Kışın sonlarına doğru çiçek açarken yaz aylarında meyveleri yenilebilecek derecede olgunlaşmaktadır.
Ahlat ağacı, dikenlidir ve meyveleri kabız yapar. Ayrıca filizleri zehirli böcek sokmalarında faydalıdır. Ayrıca ağaca armut aşılanabilmektedir.
24 Kasım 2013 Pazar
ARDIÇ AĞACI VE ARDIÇ KUŞU
Ardıç Üremesi için bir başka türe bağlı olabilmektedir. Ardıç tohumları yere dökülür ancak bu tohumlar bir ardıç kuşu tarafından yenmedikçe çimlenme gerçekleşmez. Ardıç kuşunun sindirim sisteminde ardıç ağacının tohumlarının kabukları açılır. Ardıç kuşu dışkısı ile birlikte toprağa karışan tohumlar kolayca çimlenir.
Eğer bozkırın ortasında yalnız bir ağaç görürseniz hiç düşünmeden onun ardıç olduğunu söyleyebilirsiniz.
Kışın yapraklarını dökmeyen, daima yeşil kalabilen ardıç ağacının üremesinin başka bir canlı türüne bağlı olduğunu biliyor muydunuz?
Servigiller ailesinden iğne yapraklı bir ağaç türü olan ardıç; yüksek dağlar, ovalar, bataklıklar ve ormanlarda yetişebilir. Ardıç ağacı sivri, sert ve iğneli yapısı sayesinde kurak ve sert iklimlerde bile rahatlıkla yaşayabilir. Çok geniş bir yetişme alanı olan ardıç ağacı, bazen çalı biçiminde olabilirken; bazen de yüksekliği 10 metreyi aşabilir. Ardıç ağacının siyah bir meyvesi bulunur. Bu meyveler, eylül ile kasım ayları arasında toplanır ve tıpta ilaç yapımında kullanılır.
Ölse bile yok olmayanların ağacı Ardıç ağacının ölen kişilerin mezarının başına dikilmesinin sembolik anlamının temelinde ardıç ağacının biyolojik özellikleri yatar. Ardıç ağaçları öldükten sonra da yüzyıllarca çürümeden ayakta kalırlar.
![]() |
| Juniperus osteosperma |
Ardıç ağacı dağlık alanlarda rahatlıkla üremekte ve yetişmektedir. Bu nedenle dağ yaşamını benimsemiş konar göçer kültürlerde ardıç ağacı önemli bir yere sahiptir. Ayrıca kimi Göçebe halklara ait kültürlerde dinsel törenler genellikle ardıç ağacının dumanı ile yapılmaktadır.
| JuniperRockCreek |
![]() |
| Anıt Kokulu Ardıç (Juniperus foetidissima) Isparta Sütçüler ilçesi, Çandır köyü, Söğütyaylası, yaşı: 855, boyu:28 m. toprak seviyesindeki çapı:302 cm. |
![]() |
| Kokulu Ardıç, Mihalıççık, Kayı Köyü, Eskişehir |
![]() |
| Katran Ardıcı - Diken Ardıcı |
Türkiye'deki en eski ardıç ağacının Konya, Taşkent Alata (Balcılar)'da bulunduğu iddia edilmektedir. Bu iddiaya göre bin veya 2300 yaşında olan bu ağaca yöresel oalrak ağıl ağaç denilmektedir. Ağıl Ağaç
ARDIÇ KUŞU trakus linki
Öter ardıç kuşu ya da çil bakal (Turdus philomelos), karatavukgiller (Turdidae) familyasından, Avrasya'nın tamamına yakın bir alanda yaşayan, ötücü bir kuş türüdür. Üst tüyleri kahverengi, alt tüyleri ise kara benekli krem ya da ten rengidir ve üç alt türütanınır. Tekrar eden şarkıya benzer kendine özgü şakımalarıyla bilinir.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
























